
1996 senesinde o sıralar çalıştığım ECA markasının da sahibi olan Elginkan holding'e bağlı Odöksan (osmaneli döküm Sanayi A.Ş) ihracat üstüne çalışmalarımı sürdürürken, o sıralar bir aracı kurumun sahibi olan eniştemin de desteğiyle Broker'lığa başladım. 1995 senesinde üye temsilcisi sınavına girip kazanmış olmama rağmen 1996 senesin Mart ayında adım attığım seans salonu hafif bir baş dönmesiyle birlikte bana öğrenilecek çok şey olduğunu daha ilk günden hatırlattı. Şimdi dönüp geriğe baktığımda sıfırdan yukarılara çıkmış hayatlar gördüğüm gibi ömür boyu rahat rahat yaşayabilecekken dibe vurmuş hayatlar da gördüğümü, iyi ve güzel huylu insanların dahi para hırsıyla neler yapabileceğini farkettiğimi hatırlıyorum. Yeri geldiğinde insanların sıcak ve sevecen davranışlarının nasıl saldırgan ve düşmanca bir hale dönüştüğünü böyle başladığım borsa macerası öğretti bana.
Aslına bakarsanız dışarıdaki ticari hayattan pek de farklı olmayan borsayı, senelerce beraber çalıştığım "Borsa Duayeni" denilen şahısın da benzetmesiyle hergün domates alıp satıyoruz ne farkı var ki gibi açıklamak da mümkün ama işin aslı öyle olmayabilir. İşte bu satırları belki de bu olasılığa ithaf etmek gerekiyor. Binlerce tecrübe yaşamama rağmen yaşamadığım en az yüzlerce tecrübenin varlığından haberdar olduğum bir yaşantı biçiminin macerası "İmkb Macerası". Vakit buldukça bu satırlardan devam edecek. Belki gün gelir birilerinin ayağına basarsam diye hemen ilk sayfadan bir küçük özür dileyeyim de sonra problem olmasın diyor ilk yazımı burada noktalıyorum Kalın sağlıcakla...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder